bozulmak

bozulmak, yıkılmak II, 131

Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini. 2009.

Look at other dictionaries:

  • bozulmak — nsz 1) Bozma işine konu olmak Pazarlık bozulur, nişan bozulur, makine bozulur, mal bozulur. B. Felek 2) Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek Et bozulmuş. 3) Dağılmak, bozguna uğramak Hudutta bozulan ordu iki günden beri Serez den… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzının tadı bozulmak (veya kaçmak) — bir kimsenin kurulu düzeni, dirliği bozulmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dengesi bozulmak — 1) dik durumdan düşecek duruma gelmek 2) tanınan ve bilinen ölçülerin dışına çıkmak 3) tutum ve davranışlarında tutarlılık olmamak 4) mec. aralarında ilişki bulunan şeyler arasındaki uyum bozulmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dolabı bozulmak — 1) kurduğu iş düzeni bozulmak 2) mec. hilesi ortaya çıkmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ahengi bozulmak — dirliği, düzeni bozulmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bağırsakları bozulmak — ishal olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • maneviyatı bozulmak — moral gücü sarsılmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • plak bozulmak — argo can sıkmak, bıkkınlık verecek biçimde konuşmak, dırdır etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • büyü bozulmak — 1) yapılmış bir büyü etkisiz duruma getirilmek Öldük, ölümden bir şeyler umarak / Bir büyük boşlukta bozuldu büyü. C. S. Tarancı 2) mec. önceden hissedilen duygular hissedilmez olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çehresi bozulmak — yüzü düşmek İhtiyarın çehresi fena hâlde bozulmuştu. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.